Geçenlerde bir sahafta bulduğum bir dergide John Lennon ile Beatles'ın dağılışı sonrası yapılan bir röportajı okumuştum.Bu röportajda birkaç ilgimi çeken bölümü burda yazacağım.
60'lı yıllarda bizim kuşağın tamamı aynı geminin yolcusuydu.Ve Beatles rasat direğinin tepesindeydi.Bütün bunların içindeydik ve kendi üzerimize düşeni yapıyorduk.Ama dışardan neyin geldiğini tam olarak söyleyemem.Her şey,herkesin Beatles'tan ne kadar etkilendiğine ve şok dalgamızın insanlara nasıl ulaştığına bağlı.Biz bütün değişiklikleri yutuyor ve "yukarıda yağmur var,kara göründü,hava güneşli ya da işte bir martı" diyorduk.Başımıza gelenleri anlatmakla yetiniyorduk.
***
Canımız sıkılmaya başlamıştı.Demek istediğim ilk başlarda harikaydı ama zamanla dudaklarımız otomatik olarak kıpırdar oldu,mim sanatına dönüşmeye başladı.Bazen bir şeyler ters gidiyordu ama bunu kimse fark etmiyordu.Müzik duyulmuyordu.
Beatles bir gösteriydi ve müziğin artık bununla ilgisi yoktu.Biz de müzisyen olduğumuz için bundan keyif almıyorduk.Beatle olmanın tek nedeni müzik yapmaktı,sadece şaklabanlık yapmak değil.
***
Sorun Beatles'ın kendi aralarında anlaşamamaları değildi.Bunu daha çok bir evliliğe benzetiyorum ben.Amerikalılar ya da İngilizler tarafından tanınıncaya kadar iyi giden uzun bir birliktelik.Paul'u tanıdığımda on beş yaşındaydı,ben on altı,George on dört.Yani uzun zamandır birlikte çalışıyordu.Epstein ölmüştü ölmüştü ve insanlar bizi işin ticari yanıyla bunaltıyorlardı.Nihayet gerilimler sonumuzu getirdi ve birbirimize girdik.Yarattığımız şeyin palavra olduğu apaçık görünür olmuştu.Let it be döneminde artık oyunu oynamıyorduk.Herkes birbirinin ruhunu okuyordu ve keyfimiz kaçmıştı.
O zamana kadar yaptığımız, gerçekleştirdiğimiz her şeyde çok güçlü olduğumuza gerçekten inanıyorduk.Ama birden artık inanmamaya başladık.Yaratıcı büyünün artık işlemediği bir noktaya gelinmişti ve filmimizi çeken kamera bunun bilincine varmamızı sağlıyordu.Birer otomattan başka bir şey olmadığımız bir noktaya geliyorduk,sahici olmaktan çıkmıştık.Sonumuz gelmişti.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder